2 Mayıs 2007

Şeriata Sövenler

Birkaç tane kendini bilmez çıkmış meydana ve “Kahrolsun Şeriat” diye bağırmışlar.

Bu habere üzülüp de beni haberdar edene “Üzülme, çünkü sizin sevdiğiniz şeriatla onların sövdüğü şeriat aynı değil. Siz İslam’ı seviyorsunuz. Onlar da İslam’ı seviyor.

Onların elebaşları batılı ateistlerin muharref Hıristiyanlık için geliştirdiği sövgüleri terceme edip “Hıristiyanlık” kelimesinin yerine “Şeriat” kelimesini yerleştiriveriyorlar. Ateistlerin, Hıristiyanlık için çizdiği resmin altına bizimkiler “Şeriat” adını yazıveriyorlar.

Amerika’da profesör, öğrencisine niçin ateist olduğunu sormuş o da “Tanrının üçlüğüne kafam yatmadı ben de üçünü de inkar ettim” demiş. Yanında oturan Türk öğrenciye sormuş sen niçin ateist oldun? “Ben de aynı gerekçelerle” diyerek kara cahilliğini ortaya koyuvermiş. Bunları bilgilendirmek lazım.

Bunları bilgilendirmek için yanlarına varan gönül insanı, eli değnekli, asık suratlı, çatık kaşlı, yılan dilli olursa o öğretmen Ferhat gibi gayreti olsa da karşısındakinin taş bağrından bir damla su çıkartamaz.

Şeriat konusunda Hacı Bektaşı Veli’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Feridüddini Atar’ın, Ahmet Yesevi’nin, İsmet İnönü’nün Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in görüşlerini naklettim buyurun:

Hacı Bektaşı Veli diyor ki:

Şeriatın birinci emri İman etmektir.

İkinci emri İlimdir. Üçüncü emri namaz kılmaktır, oruç tutmaktır, zekat vermektir, imkanı varsa Hacca gitmektir, cünüp olunca yıkanmaktır.

Dördüncü emri haramdan sakınmak, faizi haram bilmektir. Beşinci emri nikahla evlenmektir. Altıncı emri kadınların aybaşı halinde ve loğusa halinde cinsi münasebetten kaçınmaktır. Yedinci emri Peygamberin sünnetine uyan cemaate katılmaktır. Sekizinci emri Şefkattir. Dokuzuncu emri temiz yemek, temiz giymektir. Onuncu emri iyiliği emredip kötülüğü yasaklamaktır. (Hacı Bektaşı Veli, Makalat üçüncü bölüm)

Hasan Ali Yücel de şöyle diyor:

“Bir ayrı nizam; odur şeriat.

Bilmez, aramaz yalın hakikat.

Ahkâmı kuran Odur beşerde,

Mi’yarı koyan Odur hayr u şerde.”

(Hasan Ali Yücel, Allah Bir, Türk Tarik Kurumu Basımevi 1961)

Mevlana ise gönül göklerine çıkarıyor:

“Parlak şeriatın hükmü olmasaydı herkes yanındakini parça parça ederdi.” (Mesnevi, Prof. Amil Çelebioğlu terc. 5/1218)

“Şeriat Hak ile şerri, hileyi giderir. Şeytanı huccet şişesinde hapseder.” (Mesnevi, Prof. Amil Çelebioğlu terc. 5/1219)

“Ya şehadetinden veya yemininden dönmesiyle fodul şeytanı şişede mahpus eder.” (Mesnevi, Prof. Prof. Amil Çelebioğlu terc. (Mesnevi, Amil Çelebioğlu terc. 5/1220)

“Şeriat iki zıttı razı eden bir teraziye benzer. Şaka ile ciddi olanı, hak ile batılı ayıt eder.” (Mesnevi, Prof. Amil Çelebioğlu terc. 5/1221)

“Cismani olan/materyalistler, Müslümanların din ve şeriat kalelerine saldırırlar. Bu saldırmaları o insanlardan tertemiz çocuklar yetişmesin diye gayb kalelerini zaptetmek içindir.” (Mesnevi, Tahirül Mevlevi tercümesi 14843-4)

“Ey akıl sahibi, Şeriatın beğenmediği şeyin etrafında dolaşma. Sana göre uygun olsa da kendi başına iş yapma. Cenabı Hak neyi haram etmişse ondan uzak dur. Şeriattan öteye adım atarsan sapıklığa düşer ıstırap ve elem duyarsın” (Feridüddin Attar, Pendname)

Dünyanın dikkatle izlediği İbni Haldun ise şöyle der: “Şeriatlar tanıklık ettiği gibi Tanrının yaratıklarını ve kullarını idare etmek üzere koyduğu hüküm ve kanunları da insanlar için hayırdır, onların menfeat ve işlerine uygundur.”

“Çünkü yalnız beşeri olan hükümler bilgisizlikten ve şeytani olan arzu ve heveslere uymaktan ibarettir.” (İbni Haldun, Mukaddime 134, M. E.Bak. tercümesi 1/366)

Buyurun Ahmet Yeseviyi dinleyin:

Tarikate şeriatsiz kirgenlerni

Şeytan kilip imanını alur irmiş

Uşbu yolnı pirsiz dava kılğanlarnı

Sersan bolup ara yolda kalur irmiş. (sayfa 216/1)

Tarikate şeriatsiz girenlerin

Şeytan gelip imanını alır imiş.

İşbu yolu pirsiz dava kılanları

Şaşkın olup ara yolda kalır imiş. (Kemal ERASLAN’ın Kültür bakanlığı yayınları arasında çıkan “Ahmet Yesevi, Dîvanı hikmet, seçmeler” 1993 sayfa 217/1)

Şu alemde rüsva bolup kan yutmasang

Şeriatda tarikatda pir tutmasang

Hakikatda canu tendin pak ötmeseng

Ğafletlerdin sini ne dip cüda kılsun (sayfa 140)

Bu alemde rüsva olup kan yutmasan;

Şeriatte, tarikatte pir tutmasan,

Hakikatte candan, tenden tam geçmesen,

Gafletlerden seni ne diye ayırı versin? (Kemal ERASLAN’ın Kültür bakanlığı yayınları arasında çıkan “Ahmet Yesevi, Dîvanı hikmet, seçmeler” 1993 sayfa 141/3)

Yunus Emre ise Şeriat için bakın ne diyor?:

Mumsuz bal’dır Şeriat, tortusuz yağdır tarikat.

Dost için balı yağa ne için katmayalar?

(Yunus Emre Divanı s: 37, Faruk Timurtaş, Kül.Bak.Yay. 1980)

Hiç yorum yok: